Umut
New member
Ses Çıkaran Komşu Polise Şikayet Edilir mi? Gürültünün Sınırı Nerede Başlar?
Komşuluk ilişkileri bazen ince bir ayar meselesidir. Bir yanda “kimseye karışmayayım, huzur olsun” diyen insanlar vardır, diğer yanda ise sabahın erken saatinde matkap sesiyle kahvaltı yapan, gece yarısı mobilya taşıma projesine girişen komşular… İnsan bazen kendi evinde sessizce oturmak isterken kendini apartmanın ücretsiz ses mühendisliği bölümünde bulmuş gibi hissedebilir.
Peki ses çıkaran komşu doğrudan polise şikayet edilir mi? Cevap, gürültünün durumuna göre değişir. Çünkü her ses, polisi aramayı gerektiren bir durum değildir. Sonuçta üst kattaki komşunun yere düşürdüğü kalem ile gece üçte düzenlenen sandalye sürükleme olimpiyatı aynı kategoriye girmez.
Komşulukta biraz anlayış, biraz da sınır bilmek gerekir. Ancak bazı durumlarda gürültü sadece rahatsızlık olmaktan çıkar ve başkalarının yaşam huzurunu ciddi şekilde etkileyen bir probleme dönüşebilir.
Her Ses Gürültü Sayılır mı?
Ev hayatında tamamen sessizlik beklemek gerçekçi değildir. Apartman dediğimiz yapı, içinde farklı hayatların yaşandığı ortak bir alandır. Bir bebeğin ağlaması, çocukların oyun oynaması, bir eşyanın taşınması veya günlük yaşamdan kaynaklanan normal sesler hayatın doğal parçalarıdır.
Kimse komşusundan kütüphane sessizliği talep edemez. Zaten böyle bir beklenti olsa apartman değil, herkesin ayrı bir dağın tepesinde yaşadığı bir düzen gerekirdi. Fakat doğal yaşam sesleri ile sürekli, yüksek ve rahatsız edici gürültü arasında önemli bir fark vardır.
Örneğin:
* Gece geç saatlerde yüksek sesle müzik açılması,
* Sürekli bağırış ve tartışma sesleri,
* Uzun süre devam eden tadilat gürültüsü,
* Apartmanda yaşayanları rahatsız edecek seviyede parti veya eğlence yapılması,
* Bilerek ve ısrarla gürültü çıkarılması
gibi durumlar artık normal komşuluk sınırlarının dışına çıkabilir.
Polis Ne Zaman Devreye Girer?
Gürültü nedeniyle polis çağırmak mümkündür. Özellikle gece saatlerinde insanların dinlenme hakkını ciddi şekilde etkileyen durumlarda kolluk kuvvetlerinden yardım istenebilir.
Burada önemli olan nokta, polisin her küçük ses tartışmasına çözüm üretmek için kapı kapı dolaşan bir “apartman sessizlik görevlisi” olmadığıdır. Polis, olayın durumuna göre değerlendirme yapar. Gürültünün seviyesi, devam edip etmediği, çevrede oluşturduğu rahatsızlık gibi unsurlar dikkate alınır.
Bir komşu her akşam aynı saatte yüksek sesle müzik açıyor ve yapılan uyarılara rağmen davranışını değiştirmiyorsa, bu durum şikayet konusu olabilir. Fakat bir kereye mahsus yaşanan kısa süreli bir ses için hemen resmi yollara başvurmak çoğu zaman komşuluk ilişkilerini gereksiz yere gerebilir.
Bazen en etkili yöntem önce kapıyı çalıp konuşmaktır. Elbette burada da iletişim tarzı önemlidir. “Biraz ses geliyor, mümkünse dikkat eder misiniz?” demek başka, “Sizi bütün apartmana rezil edeceğim!” diye başlamak başkadır. İkinci seçenek genellikle çözümden çok yeni bir apartman hikayesi üretir.
Gürültü Şikayetinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Bir gürültü problemi yaşandığında birkaç noktaya dikkat etmek gerekir. Öncelikle sorunun gerçekten sürekli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Çünkü bazen insanın kötü bir gününde duyduğu küçük bir ses, olduğundan çok daha büyük gelebilir.
Örneğin yoğun bir iş gününden sonra eve gelen biri, üst komşunun sandalye çekme sesini dünyanın en büyük sorunu gibi algılayabilir. Aynı ses, başka bir gün hiç dikkatini bile çekmeyebilir. İnsan psikolojisi bazen ses seviyesini değil, sabır seviyesini ölçer.
Ancak durum sürekli hale gelmişse ve yaşam kalitesini etkiliyorsa konu daha ciddi değerlendirilmelidir. Böyle durumlarda:
* Önce uygun bir dille komşuyla konuşulabilir.
* Apartman yönetimi bilgilendirilebilir.
* Devam eden ve ciddi rahatsızlık veren durumlarda ilgili kurumlara veya kolluk kuvvetlerine başvurulabilir.
Özellikle ortak yaşam alanlarında herkesin birbirinin hakkına saygı göstermesi gerekir. Çünkü apartmanda yaşamak biraz da “benim evim benim kurallarım” düşüncesini sınırlayan bir durumdur. Duvarlar kişisel olabilir ama sesler maalesef komşuya kadar seyahat eder.
Gece Gürültüsü Neden Daha Hassas Bir Konudur?
Gündüz saatlerinde çevrede birçok hareketlilik vardır. Trafik, iş hayatı, çocukların sesi ve günlük yaşamın diğer unsurları zaten belli bir ses düzeyi oluşturur. Ancak gece saatlerinde ortam sakinleştiği için aynı ses çok daha fazla fark edilir.
Saat gece ikiyi gösterirken gelen yüksek müzik sesi, gündüz duyulduğundan çok daha rahatsız edici olabilir. Çünkü insanlar o saatlerde dinlenmek, uyumak veya ertesi güne hazırlanmak ister.
Bu nedenle özellikle gece yapılan gürültüler daha fazla şikayet konusu olur. İnsanların dinlenme hakkı da en az eğlenme hakkı kadar önemlidir. Bir kişinin eğlencesi, başka bir kişinin uykusuz geçen sabahına dönüşmemelidir.
Komşuyu Şikayet Etmek Kötü Komşuluk mudur?
Bazı insanlar komşuyu şikayet etmeyi ayıp gibi görebilir. “Aman aramız bozulmasın” düşüncesiyle uzun süre sabreden kişiler de vardır. Fakat sürekli rahatsızlık yaşamak ve bunu görmezden gelmek de sağlıklı değildir.
Burada mesele hemen şikayet etmek veya her şeyi sineye çekmek değildir. Asıl mesele doğru zamanda, doğru yöntemi kullanmaktır.
Bir komşunun küçük bir hatasını anlayışla karşılamak başka, sürekli yapılan bir saygısızlığa katlanmak başkadır. Apartman hayatı karşılıklı fedakarlık ister ama tek taraflı sabır yarışması değildir.
Bazı durumlarda resmi yollara başvurmak, komşuya düşman olmak anlamına gelmez. Amaç kavga çıkarmak değil, ortak yaşam düzenini korumaktır.
Sonuç: Biraz Anlayış, Biraz Sınır
Ses çıkaran komşu polise şikayet edilebilir mi sorusunun cevabı kısaca evettir; ancak bunun gerekip gerekmediği olayın boyutuna bağlıdır. Normal yaşamdan kaynaklanan sesler için biraz hoşgörü gerekirken, sürekli ve aşırı gürültü durumlarında kişinin huzurunu koruma hakkı vardır.
İyi komşuluk, hiç ses çıkarmamak anlamına gelmez. Sonuçta herkesin hayatı var; biri yemek yapacak, biri çocuk büyütecek, biri evini düzenleyecek. Fakat iyi komşuluk, kendi yaşam alanını kullanırken başkasının alanını da düşünmektir.
Bazen bir kapı ziliyle başlayan küçük bir konuşma büyük bir sorunu çözebilir. Bazen de tüm iyi niyetlere rağmen resmi yollar gerekir. Önemli olan, iki tarafın da ölçüyü kaybetmemesidir.
Çünkü apartman hayatında en zor şey duvarların kalınlığı değil, insanların birbirine karşı gösterdiği anlayışın inceliğidir. Biraz dikkat, biraz saygı ve biraz da “benim yaptığım başkasını rahatsız ediyor olabilir mi?” sorusu birçok gürültü sorunundan daha güçlü bir çözümdür.
Komşuluk ilişkileri bazen ince bir ayar meselesidir. Bir yanda “kimseye karışmayayım, huzur olsun” diyen insanlar vardır, diğer yanda ise sabahın erken saatinde matkap sesiyle kahvaltı yapan, gece yarısı mobilya taşıma projesine girişen komşular… İnsan bazen kendi evinde sessizce oturmak isterken kendini apartmanın ücretsiz ses mühendisliği bölümünde bulmuş gibi hissedebilir.
Peki ses çıkaran komşu doğrudan polise şikayet edilir mi? Cevap, gürültünün durumuna göre değişir. Çünkü her ses, polisi aramayı gerektiren bir durum değildir. Sonuçta üst kattaki komşunun yere düşürdüğü kalem ile gece üçte düzenlenen sandalye sürükleme olimpiyatı aynı kategoriye girmez.
Komşulukta biraz anlayış, biraz da sınır bilmek gerekir. Ancak bazı durumlarda gürültü sadece rahatsızlık olmaktan çıkar ve başkalarının yaşam huzurunu ciddi şekilde etkileyen bir probleme dönüşebilir.
Her Ses Gürültü Sayılır mı?
Ev hayatında tamamen sessizlik beklemek gerçekçi değildir. Apartman dediğimiz yapı, içinde farklı hayatların yaşandığı ortak bir alandır. Bir bebeğin ağlaması, çocukların oyun oynaması, bir eşyanın taşınması veya günlük yaşamdan kaynaklanan normal sesler hayatın doğal parçalarıdır.
Kimse komşusundan kütüphane sessizliği talep edemez. Zaten böyle bir beklenti olsa apartman değil, herkesin ayrı bir dağın tepesinde yaşadığı bir düzen gerekirdi. Fakat doğal yaşam sesleri ile sürekli, yüksek ve rahatsız edici gürültü arasında önemli bir fark vardır.
Örneğin:
* Gece geç saatlerde yüksek sesle müzik açılması,
* Sürekli bağırış ve tartışma sesleri,
* Uzun süre devam eden tadilat gürültüsü,
* Apartmanda yaşayanları rahatsız edecek seviyede parti veya eğlence yapılması,
* Bilerek ve ısrarla gürültü çıkarılması
gibi durumlar artık normal komşuluk sınırlarının dışına çıkabilir.
Polis Ne Zaman Devreye Girer?
Gürültü nedeniyle polis çağırmak mümkündür. Özellikle gece saatlerinde insanların dinlenme hakkını ciddi şekilde etkileyen durumlarda kolluk kuvvetlerinden yardım istenebilir.
Burada önemli olan nokta, polisin her küçük ses tartışmasına çözüm üretmek için kapı kapı dolaşan bir “apartman sessizlik görevlisi” olmadığıdır. Polis, olayın durumuna göre değerlendirme yapar. Gürültünün seviyesi, devam edip etmediği, çevrede oluşturduğu rahatsızlık gibi unsurlar dikkate alınır.
Bir komşu her akşam aynı saatte yüksek sesle müzik açıyor ve yapılan uyarılara rağmen davranışını değiştirmiyorsa, bu durum şikayet konusu olabilir. Fakat bir kereye mahsus yaşanan kısa süreli bir ses için hemen resmi yollara başvurmak çoğu zaman komşuluk ilişkilerini gereksiz yere gerebilir.
Bazen en etkili yöntem önce kapıyı çalıp konuşmaktır. Elbette burada da iletişim tarzı önemlidir. “Biraz ses geliyor, mümkünse dikkat eder misiniz?” demek başka, “Sizi bütün apartmana rezil edeceğim!” diye başlamak başkadır. İkinci seçenek genellikle çözümden çok yeni bir apartman hikayesi üretir.
Gürültü Şikayetinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Bir gürültü problemi yaşandığında birkaç noktaya dikkat etmek gerekir. Öncelikle sorunun gerçekten sürekli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Çünkü bazen insanın kötü bir gününde duyduğu küçük bir ses, olduğundan çok daha büyük gelebilir.
Örneğin yoğun bir iş gününden sonra eve gelen biri, üst komşunun sandalye çekme sesini dünyanın en büyük sorunu gibi algılayabilir. Aynı ses, başka bir gün hiç dikkatini bile çekmeyebilir. İnsan psikolojisi bazen ses seviyesini değil, sabır seviyesini ölçer.
Ancak durum sürekli hale gelmişse ve yaşam kalitesini etkiliyorsa konu daha ciddi değerlendirilmelidir. Böyle durumlarda:
* Önce uygun bir dille komşuyla konuşulabilir.
* Apartman yönetimi bilgilendirilebilir.
* Devam eden ve ciddi rahatsızlık veren durumlarda ilgili kurumlara veya kolluk kuvvetlerine başvurulabilir.
Özellikle ortak yaşam alanlarında herkesin birbirinin hakkına saygı göstermesi gerekir. Çünkü apartmanda yaşamak biraz da “benim evim benim kurallarım” düşüncesini sınırlayan bir durumdur. Duvarlar kişisel olabilir ama sesler maalesef komşuya kadar seyahat eder.
Gece Gürültüsü Neden Daha Hassas Bir Konudur?
Gündüz saatlerinde çevrede birçok hareketlilik vardır. Trafik, iş hayatı, çocukların sesi ve günlük yaşamın diğer unsurları zaten belli bir ses düzeyi oluşturur. Ancak gece saatlerinde ortam sakinleştiği için aynı ses çok daha fazla fark edilir.
Saat gece ikiyi gösterirken gelen yüksek müzik sesi, gündüz duyulduğundan çok daha rahatsız edici olabilir. Çünkü insanlar o saatlerde dinlenmek, uyumak veya ertesi güne hazırlanmak ister.
Bu nedenle özellikle gece yapılan gürültüler daha fazla şikayet konusu olur. İnsanların dinlenme hakkı da en az eğlenme hakkı kadar önemlidir. Bir kişinin eğlencesi, başka bir kişinin uykusuz geçen sabahına dönüşmemelidir.
Komşuyu Şikayet Etmek Kötü Komşuluk mudur?
Bazı insanlar komşuyu şikayet etmeyi ayıp gibi görebilir. “Aman aramız bozulmasın” düşüncesiyle uzun süre sabreden kişiler de vardır. Fakat sürekli rahatsızlık yaşamak ve bunu görmezden gelmek de sağlıklı değildir.
Burada mesele hemen şikayet etmek veya her şeyi sineye çekmek değildir. Asıl mesele doğru zamanda, doğru yöntemi kullanmaktır.
Bir komşunun küçük bir hatasını anlayışla karşılamak başka, sürekli yapılan bir saygısızlığa katlanmak başkadır. Apartman hayatı karşılıklı fedakarlık ister ama tek taraflı sabır yarışması değildir.
Bazı durumlarda resmi yollara başvurmak, komşuya düşman olmak anlamına gelmez. Amaç kavga çıkarmak değil, ortak yaşam düzenini korumaktır.
Sonuç: Biraz Anlayış, Biraz Sınır
Ses çıkaran komşu polise şikayet edilebilir mi sorusunun cevabı kısaca evettir; ancak bunun gerekip gerekmediği olayın boyutuna bağlıdır. Normal yaşamdan kaynaklanan sesler için biraz hoşgörü gerekirken, sürekli ve aşırı gürültü durumlarında kişinin huzurunu koruma hakkı vardır.
İyi komşuluk, hiç ses çıkarmamak anlamına gelmez. Sonuçta herkesin hayatı var; biri yemek yapacak, biri çocuk büyütecek, biri evini düzenleyecek. Fakat iyi komşuluk, kendi yaşam alanını kullanırken başkasının alanını da düşünmektir.
Bazen bir kapı ziliyle başlayan küçük bir konuşma büyük bir sorunu çözebilir. Bazen de tüm iyi niyetlere rağmen resmi yollar gerekir. Önemli olan, iki tarafın da ölçüyü kaybetmemesidir.
Çünkü apartman hayatında en zor şey duvarların kalınlığı değil, insanların birbirine karşı gösterdiği anlayışın inceliğidir. Biraz dikkat, biraz saygı ve biraz da “benim yaptığım başkasını rahatsız ediyor olabilir mi?” sorusu birçok gürültü sorunundan daha güçlü bir çözümdür.